10 Haziran 2012 Pazar

İspanya Futboldur

Son zamanlarda çoğu futbol sever gibi ben de Euro 2012 ile yatıp onunla kalkıyorum. Gerçekten birbirinden güzel maçlar oynanıyor. Her takım canını dişine takar oynuyor. Fakat bunların arasında bir tane var ki; o da İspanya. Elemelerden beri takip ettiğim İspanya hiç formunu kaybetmeden istikrarlı bir şekilde Euro 2012'ye geldi. Hollanda ve Almanya da aynı İspanya gibi başarılı fakat benim favorim yine Dünya Şampiyonasında olduğu gibi İspanya. 

Dünya Kupası sırasında grup maçlarında İspanyayı izledikten sonra, bunlar alır demiştim. Bunu söylediğimde "yok alamazlar Avrupa Şampiyonu oldular ama o kadar da değil" diyenler oldu ama sonuç olarak İspanya kupaya ulaştı. Bence yine İspanya bu turnuvaya damga vuracak ekiplerin başında geliyor. Bunların haricinde Almanya diğer bir favorim. Daha önce eşleşmezlerse, finalde 2008'in rövanşı oynanabilir. 



İspanyayı seviyorum çünkü oynadıkları futboldan zevk alıyorum. Bol pas yapan ve sürekli topla oynayıp oyuna hükmetmeye çalışan bir takım. Yani kısaca Barcelona gibi oynayan bir takım. Belki Messi gibi bir oyuncuları yok ama yine de David Silva, Mata gibi yetenekli hücum oyuncularına sahipler.Özellikle İtalya maçında attıkları gol klasik bir Barcelona gölü diyebiliriz.Ayrıca Xavi-Iniesta'nın da takıma kattığı güç ve aralarındaki uyum oldukça fazla. Tsubasa-Misaki bile Xavi-Iniesta kadar uyumlu bir çift değildi.

İspanya turnuvaya galibiyetle başlayamadı fakat karşısındaki İtalya da beklentilerin üzerinde bir performans sergiledi ve herkesi şaşırttı. Bence de gayet iyi bir takım oyunu sergileyerek İspanyolların o güçlü hücum hattını oldukça zorladılar ayrıca takım halinde çıktıkları hızlı kontra ataklarla da oldukça tehlikeli olabileceklerini gösterdiler.

Her şeye rağmen benim favorim İspanya ve şuanda Dünyada en iyi futbolu oynayan milli takım. Turnuvanın sonunda da o kupayı kaldıracaklarını düşünüyorum. Eleme maçlarındaki oynadıkları futbolu devam ettirip Barcelona sistemiyle de oynarlarsa oturmuş ve tecrübeli kadrolarıyla bu turnuvayı kazanabilecek güce sahipler.

31 Mayıs 2012 Perşembe

Messi - Ronaldo

Son 5 yıldır Messi mi daha iyi Ronaldo mu daha iyi diye tartışılıp duruluyor. Bana göre hem Barcelona'yı desteklediğim hem de Messi'nin daha yetenekli olduğunu düşündüğüm için Messi. Ronaldo'nun yeteneğine söyleyecek söz yok. Bir futbolcuda olması gereken  herşey mevcut kendisinde. Güçlü bir fizik, top tekniği, oyun bilgisi, duran toplar, kafa vuruşları, çalımları, liderlik vasıfları bunların hepsi var.Ayrıca yakışıklı olduğu görüşünde olanlar da var. Fakat o zaman Ronaldo'yu itici kılan ne? Bana göre saha dışındaki davranışları, açıklamaları, hatta gol sevinçleri insana antipatik gelebiliyor. Bence Ronaldo'nun  bazı kitleler tarafından sevilmemesinde  bu yatıyor. Ayrıca Ronaldo'nun bu konuyuda çok fazla kafasına taktığı yaptığı açıklamalardan belli oluyor. Ronaldo sezonun bitmesinin ardından "Şu an Messi'den daha iyiyim" açıklamasında bulundu. Haklı olduğu kesin fakat bu konuyu da ne kadar dert etmiş olduğu açıkça görülüyor. Bunun yanında Ronaldo, Real Madrid-Dinamo Zagreb maçında Messi lehine tezahürat yapan taraftarlara da el hareketiyle karşılık vermişti.



Messi'nin bu kadar medya önünde olmaması ve sanki ailenin küçük çocuğuymuş gibi görünmesi, Messi'ye duyulan sempatinin ana öğeleri. Tabi oynadığı futbolu konuşmaya hiç gerek yok. Her zaman milli takımdaki başarısızlığı ile eleştirilse de ben buna katılmıyorum. Başka hangi futbolcu hem kulübünde hem de milli takımında aynı anda başarı elde edebiliyor. O işler eskidendi. Maradona, Pele zamanındaydı ya da çok uzağa gitmeye gerek yok Zidane zamanındaydı. Bana göre Ronaldo mu Messi mi deseniz? Cevabım net bir şekilde Messi olur. İkisi arasında oynana maçlara da baktığımızda Messi'nin açık bir üstünlük sağladığı görülüyor. Bu sene hariç tabiki. 

Her şeye rağmen ikisinin de futbola renk kattı açık. Onlar iyi futbollarını sergiledikleri sürece  Messiciler ve Ronaldocular olacaktır. Son zamanlarda bu konu ile bir sürü şey okudum fakat içlerinden biri vardı ki bu konuyu espirili bir dille gayet net bir şekilde dile getirmiş:

Ronaldo, kitleleri ayağa kaldırmak için oynar.
Messi oynadıkça kitleler ayağa kalkar.

Ronaldo, diskoda parti yapar, bizi çağırmaz.
Messi'yi düğünümüze çağırsak, küçük altın alır, gelmemezlik yapmaz.

Ronaldo, mahalle maçında topun sahibidir, kaleye geçmez.
Messi kaçan topu bile almaya gider, ses çıkarmaz.

Ronaldo maç bitince Selinlere gider.
Messi maçtan sonra bizimle iki bira içer.

Ronaldo sınıfın yakışıklısıdır, basket oynar, gitar çalar.
Messi çalışkandır, herkese kopya verir, gönüllerini çalar.

Ronaldo, Salvador Dali'dir, resimlerini en pahalıya satar.
Messi Abidin Dino'dur, sessiz sedasız mutluluğun resmini yapar.

Ronaldo jilet reklamında oynar, 5 bıçaklıdır ama kimse almaz.
Messi ekranda sahte bal satsa kimse kızmaz.

Ronaldo Nutella'lı ekmek ile büyümüştür.
Messi salçalı ekmeği masadan yürütmüştür.

Ronaldo, ışıklar yanınca, stat dolunca, televizyonlar yayındayken oynar.
Messi yatağında bile yünden top yapar.

Ronaldo dünyanın en iyi futbolcusudur.
Messi bu gezegenden değildir.

28 Mayıs 2012 Pazartesi

Messi'yi öldürdüler

Dünyaca ünlü Fox Sports, twitter hesabından büyük bir skandala imza attı. 

İspanyolca, Messi'nin antreman sırasında kalp krizi geçirip öldüğünü yazdı. Kısa bir süre sonra bu mesaj kaldırıldı fakat 250 bin takipçiye ulaşan bu mesaj Messi hayranlarını ayağa kaldırdı. Son dönemde yaşanan kalp krizi vakalarından dolayı bir Messi hayranı olarak bir an ben de mesajı ilk  gördüğümde tereddüt ettim. 

Fox Sports bu mesajı şu şekilde takipçilerine iletti: "Messi'nin antreman sırasında kalp krizi geçirerek, yaşamını yitirdiğini size duyurmak zorunda kaldığımız için üzgünüz", "Huzur içinde yat Messi".



Bu mesajı kaldırdıktan kısa bir süre sonra Fox Sports'dan bu mesajı kendilerinin yayınlamadığı ve internet hackerlarının kurbanı olduklarına dair bir açıklama geldi. Messi şuanda Ekvator ile oynanacak olan 2014 Dünya Kupası Elemeleri için arjantin milli takımı ile kampta çalışmalarına sağlıklı bir şekilde devam ediyor.


26 Mayıs 2012 Cumartesi

Yeni Jenerasyon Brezilya


Tüm liglerin bitmesinin ardından yeni eğlencem milli takımların oynadıkları hazırlık maçları. Son olarak izlediğim maç, Brezilya-Danimarka maçı.

Danimarka bilindiği üzere Avrupa Futbol Şampiyonasında boy gösterecek. Şampiyonaya gitmek için Portekiz gibi güçlü bir rakibi grupta ardında bırakıp Play-off'a gönderdiler. Portekiz ise Bosna'yı rahat geçip Avrupa Futbol Şampiyonasına katılmaya hak kazandı. Kaderin bir cilvesinden olacak ki şampiyonada da bu 2 takım aynı grupta yer alıyor. Hatta bana göre "ölüm grubu" olarak adlandırabileceğim içinde Almanya ve Hollanda gibi 2 favorinin olduğu grupta yer alıyorlar. Bu gruptaki maçlar oldukça heyecanlı geçecek gibi duruyor. Özellikle de Portekiz ve Danimarka arasındaki maçlar.


En son hazırlık maçında izlediğim Danimarka gruplardaki performansından uzak bir görüntü sergiledi. Aslında bunun sebebini birazda karşı takımda aramak lazım. Son yıllarda Brezilya'nın o klasik güzel futbolundan eser yoktu. Sürekli durarak oynayan ve hücumdan çok defans yapmayı düşünen bir Brezilya vardı. Fakat Danimarka ile oynadıkları hazırlık maçında gayet organize ve sürekli hücum yapmaya çalışan bir Brezilya izledim. Bunun nedeni de teknik direktör Mano Menezes'in oluşturduğu yeni Brezilya kadrosu. 

Menezes akıllı bir şekilde gençler ve tecrübeli oyuncuları harmanlayarak yeni bir takım oluşturmaya çalışmış. Başarılı olacak gibi görünüyor. Çoğunluğu gençlerden oluşan bu kadro oynadıkları futbol ile oldukça güven verdi. Takımda Hulk, Thiago Silva ve Sandro gibi tecrübeli isimler var. Bunların yanında, çoğumuzun Football Manager oyunundan tanıdığı Lucas Moura, Damiao ve Oscar gibi yıldız adayları mevcut.

 Bu kadroya David Luiz, Neymar ve Daniel Alves gibi yıldızlar da eklenince Brezilya'nın istenilen güzel oyun ya da onların değimiyle joga bonito'yu oynaması hiçte zor olmamalı. En azından son maçta iyi bir oyunla Danimarka'yı 3-1 yenerek joga bonito'ya göz kırptılar.